İçeriğe atla
Özetleri uygulamada dinle Kadrom · ücretsiz Aç
Kadrom — Hedefin net. Yolun net.
İngilizce Dilbilgisi Zamanlar ve Kipler

Modals

Son güncelleme: 3 Ekim 2026

Modal Fiiller

Modal (kip) fiiller; olasılık, zorunluluk, yetenek, izin, tavsiye ve çıkarım gibi anlamlar katar. Ardından her zaman yalın fiil gelir; üçüncü tekil şahısta -s almazlar. YDS'de modal soruları özellikle geçmişe yönelik modal yapıları (modal + have + V3) üzerinden sorulur.

Anlamlarına Göre Modallar

  • Yetenek: can, could, be able to. Geçmişte tek seferlik başarı için was able to / managed to.
  • Zorunluluk: must (konuşanın iç zorunluluğu), have to (dış zorunluluk, kural). mustn't = yasak; don't have to = gerek yok.
  • Tavsiye: should, ought to, had better.
  • Olasılık: may, might, could (olabilir); güçlü çıkarım must (-meli, kesin öyle); olumsuz kesin çıkarım can't / couldn't (olamaz).
  • İzin: can, could, may.
  • Geçmiş alışkanlık: used to, would (would yalnız eylemler için; durum için used to).

Geçmişe Yönelik Modallar (Modal + have + V3)

  • must have done: Kesin yapmış olmalı (güçlü çıkarım).
  • can't / couldn't have done: Yapmış olamaz.
  • may / might / could have done: Yapmış olabilir (olasılık).
  • should / ought to have done: Yapmalıydı ama yapmadı (pişmanlık, eleştiri). shouldn't have done: Yapmamalıydı ama yaptı.
  • needn't have done: Yapmasına gerek yoktu ama yaptı. Karşılaştır: didn't need to do = gerek yoktu (yapılıp yapılmadığı belirsiz/genellikle yapılmadı).
  • could have done: Yapabilirdi ama yapmadı (gerçekleşmemiş imkân).
  • would have done: Yapardı (koşul cümlelerinin üçüncü tipinde ana cümle).

Çözüm İpuçları

  • Cümle geçmişten söz ediyor ve bir çıkarım/olasılık içeriyorsa seçeneklerden have + V3 içerenleri ayır.
  • Kanıt kesinse (the ground is wet → it must have rained) must have; kanıt imkânsızlığı gösteriyorsa can't have; belirsizse may/might have.
  • Cümlede but he didn't / but they failed gibi gerçekleşmeme bilgisi varsa should have / could have beklenir.
  • Modal anlamlı kalıplar: be supposed to (-mesi bekleniyor), be likely to (muhtemelen), be bound to (kesinlikle -ecek), would rather (tercih etmek).

Bu konudan soru çöz

Uygulamada çözdüğün her soru netine işlenir, yanlışların akıllı tekrar kutusuna girer.

Aynı ünitedeki konular