Türkiye'nin Dış Politikası (1938 Sonrası)
Giriş
1938 sonrası Türkiye'nin dış politikası, Atatürk döneminin "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesinin devamı niteliğinde şekillenmiş, ancak II. Dünya Savaşı'nın başlaması ve Soğuk Savaş döneminin etkileriyle yeni stratejiler geliştirilmiştir. Bu dönemde Türkiye, dünya siyasetinde denge politikası izlemiş ve uluslararası ilişkilerde etkin bir rol oynamaya çalışmıştır.
II. Dünya Savaşı Dönemi (1939-1945)
Türkiye, II. Dünya Savaşı sırasında tarafsız bir politika izlemeye çalışmış, savaşın getirdiği zorluklara rağmen bağımsızlığını korumayı başarmıştır. Bu dönemdeki dış politika temel olarak şu unsurlara dayanıyordu:
- Tarafsızlık Politikası: Türkiye savaş boyunca fiilen tarafsız kalmış; Şubat 1945'te ise Birleşmiş Milletler'in kurucu üyesi olabilmek için Almanya ve Japonya'ya kâğıt üzerinde savaş ilan etmiştir (fiilen savaşa girmemiştir).
- Montreux Boğazlar Sözleşmesi: Türkiye, Boğazlar üzerindeki kontrolünü koruyarak stratejik önemini artırmıştır.
- Almanya ve Müttefikler Arasında Denge: Türkiye, Almanya ve Müttefikler arasında denge politikası izlemiş, her iki tarafla da ilişkilerini sürdürmüştür.
Soğuk Savaş Dönemi ve Batı İttifakı (1945-1960)
II. Dünya Savaşı'nın ardından Türkiye, Sovyetler Birliği'nden gelen tehditlere karşı Batı ittifakına yönelmiştir. Bu dönemde Türkiye'nin dış politikası şu şekilde gelişmiştir:
- Truman Doktrini ve Marshall Planı: Türkiye, ABD'nin Sovyet tehdidine karşı sunduğu Truman Doktrini ve ekonomik yardım sağlayan Marshall Planı'ndan yararlanmıştır.
- NATO Üyeliği: 1952'de Türkiye, Kore Savaşı'na asker göndermesinin de etkisiyle NATO'ya üye olarak Batı ittifakına resmen katılmış ve güvenliğini sağlamlaştırmıştır.
- Bağdat Paktı: Türkiye, 1955 yılında Irak, İran, Pakistan ve İngiltere ile Bağdat Paktı'nı kurarak bölgesel güvenlik işbirliğini artırmıştır.
1960-1980 Dönemi: Kıbrıs Sorunu ve Çok Taraflı Diplomasi
Bu dönemde Türkiye'nin dış politikası, Kıbrıs Sorunu ve Yunanistan ile ilişkiler gibi bölgesel sorunlarla şekillenmiştir. Ayrıca, Türkiye'nin çok taraflı diplomasiye yönelimi artmıştır:
- Kıbrıs Sorunu: 1960'larda Kıbrıs'ta yaşanan olaylar, Türkiye'nin dış politikasında önemli bir yer tutmuş, 1974'teki Kıbrıs Barış Harekâtı ile sonuçlanmıştır. Harekât sonrası ABD, Türkiye'ye silah ambargosu (1975-1978) uygulamıştır.
- Yunanistan ile İlişkiler: Ege Denizi'ndeki kıta sahanlığı ve hava sahası sorunları, Türkiye-Yunanistan ilişkilerini gerginleştirmiştir.
- Çok Yönlü Diplomasi: 1964 Johnson Mektubu'nun yarattığı güven bunalımından sonra Türkiye, ABD'ye bağımlılığı azaltmak için SSCB ve Üçüncü Dünya ülkeleriyle de ilişki geliştiren çok yönlü bir dış politikaya yönelmiştir. Türkiye, NATO üyesi olduğu için Bağlantısızlar Hareketi'ne üye olmamıştır.
1980 Sonrası: Küreselleşme ve Bölgesel Liderlik Arayışı
1980 sonrası dönemde Türkiye, küreselleşmenin etkisiyle dış politikasını daha geniş bir perspektifle ele almıştır. Bu süreçte Türkiye, bölgesel liderlik arayışını sürdürmüştür:
- Avrupa Birliği ile İlişkiler: Türkiye, 1987'de Avrupa Ekonomik Topluluğu'na tam üyelik başvurusunda bulunmuş, 1995'te Gümrük Birliği anlaşmasını imzalamıştır (yürürlük: 1 Ocak 1996). 1999 Helsinki Zirvesi'nde Türkiye'ye AB adaylık statüsü tanınmıştır.
- Orta Doğu Politikası: Türkiye, Orta Doğu'da etkin bir rol oynamaya çalışmış, özellikle Körfez Savaşı sonrası bölgedeki gelişmelere aktif katılım sağlamıştır.
- Türk Cumhuriyetleri ile İlişkiler: Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleri ile ilişkiler geliştirilmiştir.
Sonuç
1938 sonrası Türkiye'nin dış politikası, değişen dünya dengelerine uyum sağlama çabası içinde şekillenmiştir. Türkiye, bu süreçte uluslararası arenada etkin bir rol oynamaya çalışmış, Batı ile ilişkilerini güçlendirirken, komşu ülkelerle de dengeli ilişkiler kurmaya özen göstermiştir. Bu dönemdeki dış politika, Türkiye'nin jeopolitik konumunun getirdiği fırsat ve tehditleri dengelemeye yönelik stratejiler geliştirme çabası olarak değerlendirilebilir.
🧠 Hafızada Kalıcı Notlar
- Batı'ya katılım zinciri: 1947 Truman → 1948 Marshall → 1950 Kore'ye asker → 1952 NATO. Hikâyesi: "Yardım aldık, asker gönderdik, ittifaka girdik."
- Bağdat Paktı (1955): Türkiye + komşu kuşağı (Irak, İran, Pakistan) + İngiltere. Irak 1959'da ayrılınca paktın adı CENTO oldu, merkezi Ankara'ya taşındı.
- 1964 Johnson Mektubu = dış politikada kırılma noktası: "Tek kapıya bağlı kalınmaz" dersi → çok yönlü diplomasi başladı.
- Kıbrıs üçlemesi: 1974 Barış Harekâtı → 1975-78 ABD silah ambargosu → 1983 KKTC'nin ilanı.
- AB yolu dört durak: 1963 Ankara Anlaşması → 1987 tam üyelik başvurusu → 1996 Gümrük Birliği → 1999 Helsinki (adaylık).
Altın bilgilerin tamamı uygulamada; yanlış bildiklerinin tekrarı otomatik planlanır.
Bu konudan soru çöz
Bu konuda 31 soru var. Çözdüklerin netine işlenir, yanlışların akıllı tekrar kutusuna girer.