Çevre Kanunu İlkeleri
Çevre Hakkının Anayasal Temeli
Anayasa md. 56'ya göre herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Ayrıca Anayasada kıyıların korunması (md. 43), toprak mülkiyeti (md. 44), ormanların korunması (md. 169-170) ve tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması (md. 63) düzenlenmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu (1983)
Çevre Kanununun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır.
Genel İlkeler (md. 3)
- Ortak sorumluluk: Başta idare olmak üzere gerçek ve tüzel kişiler ile vatandaşlar, çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi ile yükümlüdür.
- Katılım ilkesi: Çevre korumada mesleki kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların katılımı esastır; çevreye ilişkin bilgiye erişim hakkı tanınır.
- Sürdürülebilir kalkınma: Kalkınma hamlelerinde ve arazi kullanım kararlarında çevrenin korunması ve gelecek kuşakların ihtiyaçları göz önünde tutulur.
- Kirleten öder ilkesi: Kirlenmenin önlenmesi, sınırlandırılması ve giderilmesi için yapılan harcamalar ile zararlar kirletene aittir. Kirleten, kirliliği durdurmak, kontrol altına almak ve gidermek için gerekli harcamaları yapmakla yükümlüdür.
- Önleme (önlem) ilkesi: Çevre kirliliğinin oluşmasından önce engellenmesi esastır; kirliliğin kaynağında önlenmesi ve en aza indirilmesi öncelik taşır.
- İhtiyat ilkesi: Bilimsel kesinlik bulunmasa bile ciddi veya geri dönülmez çevresel zarar tehlikesi varsa önlem alınmalıdır (uluslararası çevre hukukundan gelen ilke).
- Ekonomik araçlar: Çevre yönetiminde vergi, harç, katkı payı, teşvik gibi ekonomik ve mali araçlardan yararlanılır.
- Kaynakların verimli kullanımı: Atıkların azaltılması, yeniden kullanımı ve geri kazanımı (sıfır atık yaklaşımı).
Yasaklar ve Yükümlülükler
- Kirletme yasağı (md. 8): Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.
- Koruma alanları (md. 9): Ekolojik önemi olan alanlar özel çevre koruma bölgesi olarak Cumhurbaşkanınca belirlenebilir.
- Atık yönetimi (md. 11): Atık üreticisi, atıkların çevreye zarar vermeyecek şekilde yönetilmesinden sorumludur; belediyeler evsel atıkların toplanması ve bertarafıyla görevlidir.
- Denetim: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetki devri hâlinde valilikler ve büyükşehir belediyeleri çevre denetimi yapar.
Yaptırımlar
Kanuna aykırı davranışlar için idari para cezaları (md. 20) uygulanır; ayrıca faaliyet durdurulabilir (md. 15). Kirlilik aynı zamanda suç oluşturuyorsa TCK md. 181-184 (çevrenin kasten veya taksirle kirletilmesi, gürültüye neden olma, imar kirliliği) uygulanır. Çevreye verilen zarardan doğan hukuki sorumluluk kusursuz sorumluluk esasına dayanır (md. 28).
Uluslararası Çevre Hukuku
1972 Stockholm Konferansı, 1992 Rio Konferansı (Rio Bildirgesi, Gündem 21, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi), 1997 Kyoto Protokolü ve 2015 Paris Anlaşması önemli metinlerdir. Türkiye Paris Anlaşmasını 2021'de onaylamıştır.
Bu konudan soru çöz
Bu konuda 20 soru var. Çözdüklerin netine işlenir, yanlışların akıllı tekrar kutusuna girer.