Sözleşmenin Kurulması ve Geçerliliği
Sözleşmenin Kurulması (6098 sayılı TBK md. 1 vd.)
Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması açık veya örtülü olabilir. İrade açıklamaları icap (öneri) ve kabulden oluşur.
- Süreli icap: Kabul için süre belirleyerek yapılan icap, bu sürenin sonuna kadar icapta bulunanı bağlar.
- Hazır olanlar arasında süresiz icap: Hemen kabul edilmezse icapta bulunan bağlı kalmaz (telefonla yapılan icap da böyledir).
- Hazır olmayanlar arasında süresiz icap: Zamanında ve usulüne uygun gönderilmiş bir cevabın ulaşmasının beklenebileceği süreye kadar bağlar.
- İcaba davet: Tarife, fiyat listesi gönderilmesi icap değildir; ancak fiyat belirtilerek mal sergilenmesi kural olarak icap sayılır.
- Kabulün hüküm ifade etmesi: Hazır olmayanlar arasında kurulan sözleşme, kabulün gönderildiği andan itibaren hüküm ifade eder (md. 11).
- Esaslı noktalarda uyuşulmuşsa, ikinci derecedeki noktalar sonraya bırakılsa bile sözleşme kurulmuş sayılır.
Şekil (md. 12-17)
Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça hiçbir şekle bağlı değildir (şekil serbestisi). Kanunda öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir; uyulmazsa sözleşme hüküm doğurmaz. Yazılı şekilde sözleşme, borç altına girenlerin imzasını taşımalıdır. Güvenli elektronik imza, el yazısıyla atılan imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur.
Kesin Hükümsüzlük (md. 27)
Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bazılarının hükümsüz olması diğerlerinin geçerliliğini etkilemez; ancak bu hükümler olmadan sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa sözleşme tamamen hükümsüz olur (kısmi hükümsüzlük).
Aşırı Yararlanma (md. 28)
Karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak sağlanmışsa, zarar gören sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirip verdiğini geri isteyebilir ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Süre: düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenilmesinden, zor durumda ise bunun ortadan kalkmasından itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl.
İrade Bozuklukları (md. 30-39)
- Yanılma: Esaslı yanılmaya düşen taraf sözleşmeyle bağlı değildir. Hesap yanlışlıkları sözleşmenin geçerliliğini etkilemez, düzeltilir. Saik yanılması kural olarak esaslı değildir.
- Aldatma: Karşı tarafın aldatmasıyla sözleşme yapan, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü kişinin aldatmasında, karşı taraf bunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa sözleşme iptal edilebilir.
- Korkutma (ikrah): Karşı tarafın veya üçüncü kişinin korkutmasıyla sözleşme yapan bağlı değildir; korkutma, kendisinin veya yakınlarının kişilik ya da malvarlığı değerlerine yönelik ağır ve yakın bir tehlikeye ilişkin olmalıdır.
- Süre (md. 39): Yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde bağlı olmadığı bildirilmezse sözleşme onanmış sayılır.
Muvazaa (md. 19)
Tarafların gerçek iradelerine uymayan, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla görünüşte yaptıkları işlemdir. Görünüşteki işlem geçersizdir; gizli işlem şekil şartlarını taşıyorsa geçerli olabilir.
Bu konudan soru çöz
Bu konuda 23 soru var. Çözdüklerin netine işlenir, yanlışların akıllı tekrar kutusuna girer.