Hizmet Kusuru
İdarenin Sorumluluğu ve Hizmet Kusuru
Anayasa'nın 125. maddesine göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. İdarenin sorumluluğu iki temel esasa dayanır: kusur (hizmet kusuru) ve kusursuz sorumluluk. Asıl ve genel sorumluluk esası hizmet kusurudur; kusursuz sorumluluk ise tamamlayıcı ve istisnai niteliktedir.
Hizmet Kusuru Kavramı
Hizmet kusuru, kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya işleyişinde ortaya çıkan aksaklıktır. Kusur belirli bir kamu görevlisine yüklenemese bile anonim (isimsiz) olarak hizmete, dolayısıyla idareye yüklenir. Bu yönüyle hizmet kusuru nesnel bir kusurdur: zarar gören, kusuru işleyen görevliyi göstermek zorunda değildir.
Hizmet Kusurunun Görünüm Biçimleri
- Hizmetin kötü işlemesi: Hizmet yürütülmüş, ancak gereği gibi yürütülmemiştir (yanlış tedavi, hatalı trafik işareti).
- Hizmetin geç işlemesi: Hizmet makul sürede yerine getirilmemiştir (itfaiyenin geç gelmesi, ruhsatın gecikmesi).
- Hizmetin hiç işlememesi: İdarenin yapmakla yükümlü olduğu hizmeti hiç yerine getirmemesi (yolda açık bırakılan çukurun işaretlenmemesi).
Hizmet Kusuru ile Kişisel Kusur
Kişisel kusur, kamu görevlisinin görevle ilgisi olmayan ya da görevi kötüye kullanarak kasten ağır biçimde işlediği kusurdur. Türk hukukunda Anayasa md. 129/5 gereği, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir; idare ödediği tazminat için ilgili görevliye rücu eder. Görevle hiçbir bağı olmayan kişisel kusurda ise görevli kendi malvarlığıyla sorumludur ve dava adli yargıda görülür.
Sorumluluğun Şartları
- Zarar: Gerçek, kesin ve ölçülebilir olmalı; maddi veya manevi olabilir.
- İdari eylem veya işlem: Zarar idarenin faaliyetinden doğmalıdır.
- İlliyet bağı: Zarar ile idari faaliyet arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır.
İlliyet Bağını Kesen veya Zayıflatan Nedenler
- Mücbir sebep: Dışsal, önceden görülemeyen ve karşı konulamayan olay (deprem, sel); idarenin sorumluluğunu kaldırır.
- Zarar görenin kusuru: Zararın tamamen kendi kusuruyla doğması sorumluluğu kaldırır, kısmen katkısı tazminatı azaltır.
- Üçüncü kişinin kusuru: Zarar tamamen üçüncü kişiden kaynaklanıyorsa illiyet bağı kesilir.
Beklenmeyen hal (idarenin iç işleyişinden doğan, önceden görülemeyen olay) kusur sorumluluğunu kaldırır ancak kusursuz sorumluluk hâllerinde idareyi kurtarmaz. Tam yargı davası, zararın öğrenildiği tarihten itibaren idareye başvuru yoluyla (İYUK md. 13) açılır.
Bu konudan soru çöz
Bu konuda 31 soru var. Çözdüklerin netine işlenir, yanlışların akıllı tekrar kutusuna girer.