Kötülük Problemi ve Din-Ahlak İlişkisi
Kötülük Problemi
Kötülük problemi, Tanrı'nın her şeye gücü yeten (kadir-i mutlak), her şeyi bilen (alîm) ve mutlak iyi (rahîm) olduğu iddiası ile dünyada kötülüğün varlığının nasıl bağdaştırılabileceği sorunudur. Problem ilk kez Epikuros'a atfedilen soru ile dile getirilmiştir: Tanrı kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor? O hâlde güçsüzdür. Gücü yetiyor da istemiyor mu? O hâlde kötü niyetlidir. David Hume bu soruyu yeniden gündeme getirmiştir. Teodise (theodicy) terimini ise Leibniz kullanmıştır; teodise, Tanrı'nın kötülük karşısında haklılığını savunma girişimidir.
Kötülük Türleri
- Ahlaki kötülük: İnsanların özgür iradeleriyle yaptıkları kötülükler (savaş, cinayet, haksızlık).
- Doğal kötülük: İnsan iradesinden bağımsız olarak meydana gelen kötülükler (deprem, sel, hastalık).
- Metafizik kötülük: Varlıkların sınırlı ve eksik olmasından kaynaklanan kötülük (Leibniz).
Kötülük Probleminin Biçimleri
- Mantıksal kötülük problemi: Tanrı'nın varlığı ile kötülüğün varlığının mantıksal olarak çeliştiğini savunur (J. L. Mackie, Kötülük ve Her Şeye Gücü Yetme, 1955).
- Delilsel (kanıtsal) kötülük problemi: Kötülüğün miktarı ve anlamsız görünen kötülüklerin, Tanrı'nın varlığını olasılık dışı kıldığını savunur (William Rowe; ormanda yanan yavru geyik örneği).
Kötülük Problemine Cevaplar
- Özgür irade savunması: Tanrı insanı özgür iradeli yaratmıştır; özgür irade değerlidir ve kötülük yapma imkânını da içerir. Ahlaki kötülük, insanın özgür iradesini kötüye kullanmasından kaynaklanır. Çağdaş biçimini Alvin Plantinga vermiştir ve Mackie'nin mantıksal problemine güçlü bir cevap kabul edilir.
- Ruh yetiştirme (ruh geliştirme) teodisesi: John Hick'in İrenaeus'tan esinlenerek geliştirdiği yaklaşım: Dünya, insanın ahlaki ve manevi olgunlaşması için bir sınav ve gelişim alanıdır; acılar sabır, merhamet ve cesaret gibi erdemlerin gelişmesine imkân verir.
- Augustinus teodisesi: Kötülük, iyiliğin yokluğu (privatio boni) olup kendi başına bir varlığı yoktur; kötülük, düşüşle (ilk günah) ortaya çıkmıştır.
- Mümkün dünyaların en iyisi: Leibniz, Tanrı'nın mümkün dünyaların en iyisini yarattığını savunmuştur; bu görüş Voltaire'in Candide eserinde hicvedilmiştir. İslam düşüncesinde Gazzâlî'nin Leyse fi'l-imkân ebda' mimmâ kân (mümkün olandan daha mükemmeli yoktur) sözü bu görüşe yakındır.
- İslam düşüncesinde yaklaşımlar: Kötülük ilahi hikmete göre değerlendirilir; dünya bir imtihan yeridir (Mülk suresi 2. ayet: Hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur). Mutezile, Allah'ın kötülüğü yaratmadığını ve kulların fiillerini kendilerinin yarattığını savunurken, Eş'arîler her şeyin yaratıcısının Allah, kesbin ise kula ait olduğunu belirtmiştir. Kötülüklerin göreli olması, daha büyük bir iyiliğe vesile olması ve ahiretteki telafi de cevaplar arasındadır.
Din ile Ahlak İlişkisi
- Euthyphron ikilemi: Platon'un Euthyphron diyalogunda sorulan soru: Bir şey Tanrı onu emrettiği için mi iyidir, yoksa iyi olduğu için mi Tanrı onu emreder? İlk seçenek ahlakı keyfî kılar; ikincisi ahlakın Tanrı'dan bağımsız olduğunu ima eder.
- İlahi buyruk kuramı: Ahlaki değerlerin kaynağı Tanrı'nın emir ve yasaklarıdır. İslam düşüncesinde Eş'arîler, iyi ve kötünün (hüsün-kubuh) şer'î olduğunu, yani dinin emrettiğinin iyi, yasakladığının kötü olduğunu savunmuştur.
- Ahlakın özerkliği: Ahlakın dinden bağımsız olduğunu savunur (Kant ahlakı akla dayandırmıştır). Mutezile, iyi ve kötünün aklî olduğunu, eşyanın özünde iyilik ve kötülük bulunduğunu ve aklın bunları bilebileceğini savunmuştur. Mâtürîdîler, iyi ve kötünün akılla bilinebileceğini, ancak dini sorumluluğun ana hatlarıyla akla dayandığını kabul eden orta bir yol izlemiştir.
- Bütünleşme görüşü: Din ile ahlakın birbirini tamamladığını savunur; dinin ahlaka motivasyon, anlam ve yaptırım kazandırdığı vurgulanır. Hz. Peygamber'in Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim hadisi bu ilişkiyi ifade eder.
- Kant, ahlakı dine dayandırmamış, aksine dini ahlaka dayandırmıştır (ahlaki teoloji).
Bu konudan soru çöz
Uygulamada çözdüğün her soru netine işlenir, yanlışların akıllı tekrar kutusuna girer.