Delil ve İspat
İspat ve İspat Yükü
İspatın konusunu, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek nitelikteki çekişmeli vakıalar oluşturur (HMK md. 187). Herkesçe bilinen vakıalar, ikrar edilen vakıalar ve kanuni karine ile desteklenen vakıalar ispat edilmez. Kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (md. 190). Kanuni karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır; karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir.
İkrar (md. 188)
Tarafların, açıkça kabul ettikleri vakıalar hakkında delil gösterilmez. Mahkeme huzurunda yapılan ikrar mahkeme içi ikrardır ve kesin delil gücündedir; ancak kamu düzenine ilişkin davalarda (boşanmanın sebepleri gibi) ikrar hâkimi bağlamaz. İkrar kural olarak geri alınamaz; ancak ikrarda bulunan, ikrarın yanılmaya dayandığını ispat ederse geri alabilir.
Kesin Deliller
- Senet (yazılı delil): Hukuki işlemlere ilişkin olarak, belirli bir miktar veya değeri aşan işlemlerin senetle ispatı zorunludur (md. 200; miktar kanunda belirlenir ve yeniden değerleme oranında güncellenir). Senede karşı iddiaların da senetle ispatı gerekir; senede karşı tanıkla ispat yasağı vardır (md. 201). Delil başlangıcı (md. 202), senet alınamayacak durumlar (md. 203: ana-baba, eşler, kardeşler arasındaki işlemler, belge alınmasının âdet olmadığı işlemler vb.) ve senedin elde olmayan sebeplerle kaybedilmesi gibi hâllerde tanık dinlenebilir.
- Resmî senetler: Resmî makamlar veya noterlerce yetkileri dâhilinde düzenlenen senetler, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir (md. 204).
- Adi senet: Altındaki imza veya yazı inkâr edilmedikçe kesin delildir. İnkâr edilirse imza veya yazının ona ait olup olmadığı incelenir (md. 205, 209 vd.).
- Yemin (md. 225 vd.): Taraflardan birinin, kendisine ait olan veya kendisini ilgilendiren bir vakıanın doğru olup olmadığı konusunda, kanunda belirlenen şekle uygun olarak mahkeme huzurunda yaptığı açıklamadır. Yemin, ancak ispat yükü kendisine düşen tarafından ve başka delili kalmadığında teklif edilebilir; kamu düzenine ilişkin hususlarda ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda yemin teklif edilemez. Teklif edilen yemini eda eden taraf davayı kazanır; eda etmekten kaçınan veya iade etmeyen kaybeder.
- Kesin hüküm (md. 303): Bir davaya ilişkin olarak verilen hüküm, şekli anlamda kesinleştikten sonra, aynı taraflar, aynı vakıalar ve aynı dava sebebine dayanılarak açılan diğer bir davada kesin delil teşkil eder.
Takdiri Deliller
- Tanık (md. 240 vd.): Tanıklar, vakıaları kendi duyularıyla öğrenmiş üçüncü kişilerdir. Kural olarak her türlü vakıa tanıkla ispat edilebilir. Taraflar, tanık listesini gösterilen süre içinde bildirmek zorundadır; sonradan bildirilen tanıklar dinlenmez (md. 240). Tanıklıktan çekinme hakkı: nişanlılar, eşler, kan ve kayın hısımları gibi yakınlar ile meslek sırrı (md. 245-248).
- Bilirkişi (md. 266 vd.): Çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişiye başvurulur. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz.
- Keşif (md. 288): Hâkimin uyuşmazlık konusu hakkında doğrudan doğruya kendi duyularıyla bilgi edinmesi.
- Uzman görüşü (md. 293): Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak uzmanlardan bilimsel mütalaa alabilir.
- Belge: Senet niteliğinde olmayan yazılı veya elektronik ortamdaki veriler.
Hukuka Aykırı Delil (md. 189/2)
Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller, mahkemece dikkate alınamaz.
Bu konudan soru çöz
Bu konuda 25 soru var. Çözdüklerin netine işlenir, yanlışların akıllı tekrar kutusuna girer.