İslam Felsefesi
İslam Felsefesi
Gazzâlî ve İbn Rüşd
Son güncelleme: 3 Ekim 2026
Gazzâlî (1058-1111)
- Tus'ta doğmuş; Hüccetü'l-İslâm unvanıyla anılır. Nizamülmülk'ün daveti üzerine Bağdat Nizamiye Medresesi'nde müderrislik yapmıştır.
- Şüphe dönemi: Kesin bilgiyi aramış, duyuların ve aklın verdiği bilgilerden şüphe etmiş; bu krizden Allah'ın kalbine attığı bir nur ile kurtulduğunu anlatmıştır. Bu süreç ve fırkaların değerlendirilmesi el-Munkız mine'd-Dalâl (Dalaletten Kurtaran) eserinde anlatılır. Gazzâlî'nin metodik şüphesi Descartes ile karşılaştırılır.
- Kesin bilgiye ulaştıran yolun tasavvuf (keşf ve ilham) olduğu sonucuna varmış; görevini bırakarak yıllarca inzivaya çekilmiştir.
- Makâsıdü'l-Felâsife: Filozofların görüşlerini tarafsızca özetlediği eser.
- Tehâfütü'l-Felâsife (Filozofların Tutarsızlığı): Filozofları (özellikle Fârâbî ve İbn Sînâ'yı) 20 meselede eleştirmiş; bunlardan üçünde onları tekfir etmiştir:
- Âlemin ezelî olduğu görüşü,
- Allah'ın cüzileri (tikelleri) bilmediği görüşü,
- Cismani haşrin (bedenle dirilişin) inkârı.
- Nedensellik eleştirisi: Ateş ile pamuğun yanması arasında zorunlu bir nedensellik bağı olmadığını, bu ikisinin ardışıklık (âdetullah) olduğunu ve yakmanın gerçek failinin Allah olduğunu savunmuştur. Bu görüş David Hume'un nedensellik eleştirisiyle karşılaştırılır.
- İhyâu Ulûmi'd-Dîn (Din İlimlerinin İhyası): İbadet, adet (gündelik hayat), helak edici ve kurtarıcı huylar bölümlerinden oluşan; fıkıh, ahlak ve tasavvufu bütünleştiren en ünlü eseridir.
- Mantığı reddetmemiş, aksine Mi'yârü'l-İlm ve Mihakkü'n-Nazar eserleriyle mantığın İslam ilimlerine girmesine katkı sağlamıştır. el-Mustasfâ, fıkıh usulünün temel eserlerindendir. Bâtınîlere karşı Fedâihu'l-Bâtıniyye'yi yazmıştır.
- Gazzâlî'nin etkisiyle tasavvuf Sünni çevrelerde meşruiyet kazanmış; kelam ile felsefe yakınlaşmıştır (müteahhirîn kelamı).
İbn Rüşd (1126-1198)
- Kurtuba'da (Endülüs) doğmuş; Batı'da Averroes olarak bilinir. Aristoteles'e yazdığı şerhler nedeniyle Şârih (Büyük Şârih) unvanıyla anılır. Kadılık yapmıştır; Muvahhidler döneminde yaşamıştır.
- Tehâfütü't-Tehâfüt (Tutarsızlığın Tutarsızlığı): Gazzâlî'nin Tehâfütü'l-Felâsife'sine reddiye olarak yazılmıştır; filozofları savunmuştur.
- Faslü'l-Makâl: Din ile felsefe arasındaki ilişkiyi ele alır. İbn Rüşd'e göre Kur'an, varlıklar üzerinde akıl yürütmeyi emrettiği için felsefe yapmak dinen gerekli (vâcip veya mendup)dir. Hakikat hakikate aykırı olmaz; din ve felsefe aynı hakikate ulaşır. Nas ile akıl çeliştiğinde nas tevil edilmelidir.
- İnsanları bilgi düzeylerine göre üç gruba ayırmıştır: burhânî (kesin kanıtla düşünen filozoflar), cedelî (diyalektik akıl yürüten kelamcılar) ve hitâbî (retorikle ikna olan halk).
- el-Keşf an Menâhici'l-Edille: Kelamcıların delillerini eleştirmiş; Allah'ın varlığına inayet ve ihtira (yaratma) delillerini önermiştir.
- Bidâyetü'l-Müctehid: Mezhepler arasındaki ihtilafları ele alan karşılaştırmalı fıkıh eseridir.
- Etkisi: İslam dünyasından çok Batı'da etkili olmuş; Latince'ye çevrilen şerhleri skolastik felsefeyi derinden etkilemiş, Latin İbn Rüşdcülüğü (Averroizm) akımı ortaya çıkmıştır. Avrupa'daki Rönesans düşüncesinin hazırlanmasına katkıda bulunmuştur. Çifte hakikat öğretisi Latin Averroistlere atfedilmiş, ancak İbn Rüşd'ün kendisi tek hakikati savunmuştur.
Diğer İsimler
İbn Bâcce (Tedbîrü'l-Mütevahhid) ve İbn Tufeyl (Hay b. Yakzân; ıssız adada yetişen bir insanın akılla hakikate ulaşması) Endülüs felsefesinin diğer önemli temsilcileridir. Sühreverdî (Maktul) ise işrâkîlik (aydınlanma felsefesi, Hikmetü'l-İşrâk) ekolünü kurmuştur.
Bu konudan soru çöz
Uygulamada çözdüğün her soru netine işlenir, yanlışların akıllı tekrar kutusuna girer.