İdare Hukukunun Kaynakları ve İlkeleri
İdare Hukuku
İdare hukuku, idarenin kuruluşunu, işleyişini, faaliyetlerini, idare ile bireyler arasındaki ilişkileri ve idarenin denetimini düzenleyen kamu hukuku dalıdır. Türk idare hukuku büyük ölçüde Fransız idare hukuku etkisinde gelişmiş, idari yargı ayrı bir yargı düzeni olarak örgütlenmiştir. İdare hukuku kodifiye edilmemiş, dağınık mevzuattan ve önemli ölçüde içtihatlardan oluşan bir hukuk dalıdır.
Yazılı Kaynaklar
- Anayasa: İdarenin temel ilkelerini (idarenin bütünlüğü, kanuniliği, yargısal denetimi, merkezden ve yerinden yönetim) belirler; normlar hiyerarşisinin en üstündedir.
- Milletlerarası antlaşmalar: Usulüne göre yürürlüğe konulanlar kanun hükmündedir; temel hak ve özgürlüklere ilişkin olanlar kanunlarla çatışırsa antlaşma hükümleri esas alınır (md. 90).
- Kanunlar: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu gibi.
- Cumhurbaşkanlığı kararnameleri.
- Yönetmelikler: Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerince kanunların ve kararnamelerin uygulanmasını sağlamak üzere çıkarılır.
- Diğer düzenleyici işlemler: Tebliğ, genelge, yönerge gibi.
Yazılı Olmayan Kaynaklar
- Yargı kararları (içtihat): Özellikle Danıştay kararları idare hukukunun gelişiminde belirleyicidir; içtihadı birleştirme kararları bağlayıcıdır.
- Hukukun genel ilkeleri: Hukuki güvenlik, kazanılmış haklara saygı, ölçülülük, eşitlik, savunma hakkı gibi.
- Doktrin (bilimsel görüşler) ve örf-âdet (idare hukukunda sınırlı rolü vardır).
İdarenin Temel İlkeleri
- İdarenin kanuniliği: İdarenin kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir; idare kanuna dayanarak ve kanuna uygun hareket eder (md. 123).
- İdarenin bütünlüğü: İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür; merkezî idare ile yerinden yönetim kuruluşları arasında hiyerarşi ve vesayet bağları vardır.
- Hukuk devleti ve yargısal denetim: İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır (md. 125).
- İdarenin sorumluluğu: İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
- Eşitlik ve tarafsızlık: İdare kamu hizmetlerinden yararlanmada ayrım yapamaz.
- Ölçülülük: Alınan tedbir amaçla orantılı, elverişli ve gerekli olmalıdır.
- Kamu yararı: İdari faaliyetlerin nihai amacıdır.
- Hukuki güvenlik ve belirlilik: Bireylerin idareye güvenebilmesi ve kuralların öngörülebilir olması.
İdari Usul
Türkiye'de genel bir İdari Usul Kanunu bulunmamaktadır; ancak 3071 sayılı Dilekçe Kanunu, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve çeşitli özel kanunlarda idari usule ilişkin hükümler yer alır. İdari işlemlerin gerekçeli olması, ilgiliye tebliğ edilmesi ve başvuru yollarının gösterilmesi önemli usul güvenceleridir.
Sınav uyarısı: Türk idare hukuku Fransız etkisindedir ve kodifiye değildir; içtihatlar önemli kaynaktır. İçtihadı birleştirme kararları bağlayıcıdır. Temel haklara ilişkin antlaşmalar kanunla çatışırsa antlaşma esas alınır. İdarenin kanuniliği ve bütünlüğü Anayasa md. 123'tedir.
Bu konudan soru çöz
Bu konuda 20 soru var. Çözdüklerin netine işlenir, yanlışların akıllı tekrar kutusuna girer.